Londra Kitap Fuarı

09/11/2018

Londra Yunus Emre Enstitüsünün Londra Kitap Fuarı (10-12 Nisan) kapsamında organize ettiği etkinliklerin sonuncusu 12 Nisan 2018 Perşembe günü gerçekleşti. Enstitüde düzenlenen etkinlikte, Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Vahdettin Engin katıldığı bir panel ve belgesel gösterimi yer aldı.

Etkinliğin ilk kısmında, Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu'nun nasıl oluştuğunu anlatan "Saraydan Bakmak" adlı belgeselin gösterimi yapıldı. 19. Yüzyılın en değerli arşivlerinden biri olan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu Sultan II. Abdülhamid’in talimatıyla hazırlanmış olup 911 albümden ve 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başı Osmanlı İmparatorluğu'nun her yerinden çekilen 36.585 fotoğraftan oluşmaktadır. Koleksiyon ayrıca, birçok ülke ve yöneticileri hakkında bilgi sunması açısından da dünyanın en önemli arşivlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Belgesel, Yıldız Teknik Üniversitesi Sultan II. Abdülhamid Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Prof. Dr. Melek Özyetgin’in başkanlığında yürütülen proje çerçevesinde hazırlanmış olup yönetmenliğini Ümran Safter, yapımcılığını ise Ahsen Diner yaptı. "Saraydan Bakmak" belgeseli II. Abdülhamid Dönemine ait fotoğraflardan oluşan koleksiyon hakkında Washington,  New York, Paris ve Londra’da yapılan görüşmelerden oluşuyor. Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Kamil Fırat çekim boyunca yapımcılara fotoğraflar hakkında bilgi sağladı.  

Belgesel gösteriminden sonra başlayan “Kültürel Miras: Yıldız Sarayı Fotoğraf Arşivi” başlıklı panelde ise lansmanı Londra Kitap Fuarında yapılan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu üzerinden Osmanlı–İngiltere İlişkileri kitap üzerinden konuşmalar gerçekleşti. Kısa bir giriş konuşması yapan Prof. Dr. Ortaylı’dan sonra söz alan Prof. Dr. Engin, İngiltere’nin Sultan Abdülhamid için yabancı olmadığını, daha 25 yaşında Veliaht Prens iken Sultan Abdülaziz ile Avrupa gezisine katıldığını ve bu gezinin kendisine Batıyı ve İngiltere’yi iyi gözlemleme imkanı verdiğini belirtti. Prof.Dr.Engin, II Abdülhamid’in dış dünyaya açık birisi olduğunu ve İngiltere ile ilişkilerin iyi olması için caba sarfettiğini, fakat karşılıklı ilişki bağlamında kendisinin İngiltere’den yeterince karşılık bulmadığına inandığını ifade etti.